Buradaki fotoğraflar Eda Sayın tarafından çekilmektedir. Kendisi benim arkadaşım olup, sevimli birşeydir. Ha evet yanda duran ta kendisi... Konuşurken bana resimlerine bakmamı söyledi. Resimleri görünce her birinde bir hikaye belirdi kafamda... "Hadi gel.." dedim, "şunlara bir blog yapalım". Kabul etti. Bu blogtan bir sergi açana kadar görüşemeden, uzaktan çalışabiliriz ama yoğunluktan... Yani bunlar biraraya gelip çıkardığımız çalışmalar değil. Ama sergi açılış günü kahvesini ben ısmarlayacağım. Söz valla Eda...

8 Eylül 2010 Çarşamba

Işığı açık bırakmış, sanırım uyumamış yine... Hiç giresim yok yanına... Bunu nasıl anlatacağım ona bilemiyorum. Onu üzmek te istemem. Ama artık onunla aynı yatağı paylaşmak istemiyorum. Kaç kez söyledim boşanalım diye... Hep "bir şans daha ver bize" diyor. Ama daha kaç şans verebilirim ki? Şu kapıdan sızan ışık kadar ancak ona olan sevgim... Üstelik başkasına aşığım ben... En iyisi bu işi bu gece bitirmek. Çocuklar uyumuştur inşallah... Birazdan gürültü kopabilir.  
"Seni sevmiştim hem de çok... Ama artık yapamıyorum. Hep sevgiyi veren ben olmak istemiyorum, artık alan da ben olmalıyım, dokunulan da... Yoksa ben de şu sızan ışık kadar parlak olacağım bu dünyada... Parlamam lazım, parlamak istiyorum anla beni..."
Umarım bunları bu sefer söyleyebilirim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder