Buradaki fotoğraflar Eda Sayın tarafından çekilmektedir. Kendisi benim arkadaşım olup, sevimli birşeydir. Ha evet yanda duran ta kendisi... Konuşurken bana resimlerine bakmamı söyledi. Resimleri görünce her birinde bir hikaye belirdi kafamda... "Hadi gel.." dedim, "şunlara bir blog yapalım". Kabul etti. Bu blogtan bir sergi açana kadar görüşemeden, uzaktan çalışabiliriz ama yoğunluktan... Yani bunlar biraraya gelip çıkardığımız çalışmalar değil. Ama sergi açılış günü kahvesini ben ısmarlayacağım. Söz valla Eda...

6 Eylül 2010 Pazartesi

Cimri oluyor insanlar evlendikten sonra... Sevgisini vermede cimri oluyor, nasılsa yüzüğü takmış parmağına... Artık O ona ait... Gidebileceği yer yok. "Seni seviyorum" cimriliği başlıyor, kime saklıyorsa artık... 
"Yüzük var, sevgimi göstermedim mi sana, taktık işte yüzüğü" yüzsüzlüğü ekleniyor buna bir de...
"O zaman çıkaralım yüzüğü sevgilim, yüzük olmayınca belki  sen bana söylersin sevdiğini, eskisi gibi..."
"Ne gerek var yahu, çıkmayacak o yüzük parmağından..." şeklinde işaretlemeler başlıyor, erkek köpeğin işeyerek dişi köpeğin etrafını işaretlemesi gibi...
Sevgiye yalvarır oluyor eksik kalan... Ve bulamayınca başka tenlerde ve ruhlarda arıyor eksik kalan sevgiyi... Bulduğunda da hemen başucunda duran Moliere'in "Cimri" adlı romanında açık kalan sayfanın üstüne bırakıyor yüzüğü, yavaşça koynuna girerken yabancı bir tenin, yorgan altında gizli gizli, sırf açlığını gidermek için, vampir gibi emiyor ordan akan sevgi sandığı şehveti...

1 yorum:

  1. Cem, tam da bizim evlilik yıldönümümüze denk gelmiş bu yazın. Dikkat ettiysen biz hiç yüzük takmayız... Bizde yüzük yok, cimrilik yok ;)

    YanıtlaSil